• https://tr-tr.facebook.com/people/Kenarbel%C4%B1nses%C4%B1-Kenarbel-Haber/100000927452827
Üyelik Girişi
YÖNETİCİLERİMİZ

 
ARDAHAN VALİSİ

 Ahmet DENİZ

ÇILDIR KAYMAKAMI

Tamer KILIÇ

KENARBEL   KÖYÜ MUHTARI

Serkan AKGÜN

 KenarbelKöyü

KENARBEL   KÖYÜ DERNEK BAŞKANI

Celil AKGÜN

 KenarbelKöyü

  

Evlerimiz

Köyün Ev Mimarisi

Ev, ahır ve ocakbaşı olarak üç bölümden oluşan komplekse Karapapaklar “Hayat” derler. Mesela “yıldızların Hayatı” denildiğinde, Yıldız soyismini taşıyan ailelerin sadece evi değil, ayrıca onlara ait ahır, ocakbaşı ve soğukluk denen eklentilerde girer. Bu komplekse “Hayat” denmesinin sebebi orada “hayatın yani canlılığın olduğu ya da oranın şen olduğu manasındadır”.

Köylüler evinin ön cephesi güneye gelecek şekilde –bir nevi kıbleye yönelik ve de daha çok güneş alacak - diktörtgen şekilde yaparlar. Tam bir dikdörtgeni andıran evin ortadaki oda avlu Terekeme diyalektiğiyle “hoylu” hemen avluyu bitişik sağlı sollu iki oda yer alır. Bu odanın misafirler için kullanılanına “Misafir Odası” denildiği gibi “Gonakh odasıda denilir.” Hoylu denilen kısımda daha çok yatıncaya dek, yemek yenilen, sohbet edilen televizyon seyredilen yerdir. Yani kısacası günlük sürekli kullanılan yerdir. Diğer odaların biri yatmak için kullanılırken diğeri misafirler için saklanır.

Evlerin duvarları yapılırken zaman içinde köylülerin elde edebildiği teknolojik gelişme ile farklı malzemeler kullanılmıştır. Köyü daha sonra bu tarz planlı hale getiren   kesme taşlarla sağlam duvarlı evler yapmışlardır. Evlerin duvarlarının köşeleri daha düzgün yontulmuş ve bunların arasına örülen taşlardan daha farklı renklerde çıkıntılı bir şekilde konulmuştur. Çıkıntılı bir şekilde konulan bu yontulmuş taşlar pencere ve kapıların üst eşiğine de konmuştur. Bu tarz bir görünüm yapılara ayrıca insana düzgünlük hissi veren bir şıklıkta yaratmıştır. Daha sonra yerleşen köylüler köşe taşlarının arasına örülen taşların sıva vurulan taraflarını kireçle boyayarak evin alacalı görünümünü sağlamışlardır. Hoylu denen kısımda pencere bulunmasa da eve hoylu kısmından girildiği için kapının üzerine ufacık bir pencere boşluğu bırakılır ve kapıyla bitişik bir görüntü arzeder. Diğer odalarda ise birer pencere bulunur.  Bu karasal iklim yaşayan bu yörede iklimin gözetilerek mimamirinin şekillenmesine sebebiyet vermiştir.

Köşe taşları bir süre bugün ismi Gölebakan olan -eski ismiyle Urta adlı köyden getirilirdi. Bu taşa ismi köylülerce “Urta taşı” denilir. Bu taş son derece işlenmeye ve şekillenmeye müsait bir yumuşaklığa sahiptir. Çocukların kendi aralarında oynadığı “Beş taş” adlı oyunda kullanırlar küçük taşları bazen bu “urta taşı” denen taştan yaparlar. Bu taş ham olarak Urta adlı köyden satın alınıp daha sonra usta tarafından yontulup düzgün bir şekil alır ve binaların köşeleri ve pencereyle, kapı üst eşiklerinde çıkıntılı bir şekilde yerleştirilir. Bu taşın rengi Krem(sarı) açık kahverengiye kadar değişir.

Atkesen deresinden cıkan Sarıtoprak mevkiinden çıkardıkları yapışkan sarı killi toprağa samanı karıştırıp daha sonra ahşapla birlikte kullanarak evlerini yapmışlar. Bu tür evlerin içi kışları sıcak yazları ise serin olur. Bu tür evden günümüzde halendaha bulunmaktadır. Ahşap çamur konstriksiyonlu bu evlerin pencereleri son derece küçük yapılır. Evlerin ön cephesi güneye bakar ve cephenin tavan kısmı hayli çıkıntılı yapılır bu çıkıntı ise sıra sıra dizili ahşap sütunla desteklenir. Bu tarz yapılanma betonarmenin yaygınlaşmasıyla terkedildi. Eskiden kesme taşlarla yapılan evler son on yılda artık kiremit ve betonla yapılmaktadır. Sarıtoprak tepesinden elde edilen toprakla saman karışımı bir süre evlerin tabanında kullanıldı bu karışım ahşap kaplamanın yerini alıyordu ancak artık bu tarz döşemede kullanılmıyor. Eskiden evlerin damları toprakken son 10-15 yıldır evler saç çatıyla kaplanmaktadır. Zira sert geçen kışda yağan yoğun karların kolayca kayıp yere düşmesini sağlamak için bu malzeme kullanılır.

İç Dekorasyon

Evin avlu kısmı çok kullanıldığı için genellikle ayakkabıyla girilip çıkılmaya müsait olsun diye döşemeli yapılmaz. Bunun yerine avlunun sağlı sollu duvarına kadar ahşaptan bir seki yapılır buna köylüler “Takht/taxt/taht” derler. Bu tahtın altına ise kışlık toptan alınan patates, soğan gibi sebzeler konulurken yumurtlama ve yavrulama zamanı geldiğinde kazların sıcak bir ortamda daha çok yavrulaması için onların kuluçkaya yatması için yuva yapılır.

Taht denen sekinin üzerine kalın yastık ve onlara uygun minderler dizilirken sekinin dayandığı ana duvara ise elde dokunan kilim yada halı asılır. Bu sekinin hemen önüne ise ailenin büyüklüğüne göre bir masa konulur ve üzerinde yemek yenir evin okulda okuyan çocukları derslerini yapar. Bazen Avlu kısmına Üzerlik adlı bitkinin tohumlarıyla özenle örülmüş ve nazardan koruduğuna inanılan süs asılır. Evin bu kısmına ayrıca kışın soba konulur. Sobalar genelde çok fonksiyonlu olur. Genelde böğründe fırınlı olanlar ve iki tane kapaklı olanlar tercih edilir. Sobanın fırın kısmında patates vs. pişirmek için kullanılırken sobanın üzerinde ise yemek vs. yapılır. Hoylunun hemen solunda ya da sağında yapılan odalar ise daha çok misafir için yada sadece uyumak için kullanılır.

Bu kısma Karapapaklar “Otakh/otah/otax” derler. Burası daha özenle dekore edilir ve genç kızlar tüm marifetlerini göstererek son derece güzel ve özgün eserler yaparlar. Önceden çekyat ya da koltuk kültürü yokken “Otakh/otah/otax” kısmı ikiye ayrılırdı. Odanın pencereli olmayan kısmına –ki evin kuzeye bakan cephesinde kesinlikle pencere konmaz- karyola konur ve “Yüyh/yük” dedikler yatak ve yorganlar üste üste yığılır. Daha sonra karyolanın bağlantı yerine kadar el işlemeli yada bir battaniye serilirken karyolanın boşluk kısmının görüntü boşluğunu kapatması için kızların özenle işledikleri işlemeli geniş patiska örtüler çekilir. Bu boşluklara ise nadir kullanılan kap kacak yahut kesme şeker, kuru meyve, buna benzer şeyler konurdu. Otakh’ın pencereli olan kısmı ise yani güney cephesine ise elde dokunmuş küçük halılardan yüz yapılmış yastık ve minderler dizilirdi. Pencere olmayan duvarlara ise elde dokunmuş kilim ve halılar asılırdı. Sağlanan bu renk cümbüşüyle Otakh kısmı eve müthiş bir zenginlik katardı.

Önceleri vitrin yokken,  Şehre gidip gelenler  zamanla vitrin kültürünü köye taşıdılar. Şimdilerde yer minderi kültürü kalmadı ve daha çok Hoylu denen kısımda ahşap sekilerin üzerine diziliyor. Evin pencereli önceleri iç kısımda epeyce bir pay bırakılarak yapıldığı için hanımlar orada fesleğen türü saksı bitkileri yetiştirirlerdi. Halen bu saksı kültürü devam etmektedir.

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam138
Toplam Ziyaret187180
REKLAMLAR